.:Bilim ve Teknoloji Gündemindekiler:.


Buğdayın gen haritasının çıkarılmasında önemli ilerleme


Dünya nüfusunun yüzde 35'inin temel gıda maddesi buğdayın son derece zor olan gen haritasının çıkarılması konusunda uluslararası bir bilim ekibi tarafından yürütülen çalışmalarda büyük ilerleme sağlandı.
Amerikan Science dergisinde yarın yayınlanacak makaleye göre, bilim adamları buğdayın en büyük kromozumu 3B'nin fiziki haritasını yeniden oluşturarak, bu tahılın gen haritasının tamamının çözülmesinin yolunu açtı.

Dünyanın en önemli gıda maddesi buğdayın gen haritasının çıkarılmasının, bilim adamlarının daha verimli, kuraklığa ve diğer dış etkenlere daha dayanıklı buğday türleri geliştirebilmelerine olanak sağlayabileceği belirtilen makalede, latince adı "Triticum aestivum L." olan buğdayın büyük ekonomik önemine rağmen, gen haritasının çıkarılmasının, mısır, pirinç ve başka tahıllara oranla geç kaldığının altı çizildi.

Buğdayın genomunda, insanınkinin 5 katı ve pirincin 40 katı, 17 milyar çift kimyasal kod bulunuyor. Ayrıca sekansların yüzde 80'i tekrarlanırken, genomun tamamı toplam 6 veya 42 kromozom içeriyor.
Araştırmacılar, bu nedenle tarımı yapılan türler arasındaki genetik değişkenliğin çok zayıf olduğunu belirtiyor.

Fransız bilim adamlarının liderliğindeki çalışmaya, İsrail, ABD ve Çek Cumhuriyeti'nden araştırmacılar katılıyor.
KAYNAK : Sabah Gazetesi Yayın Tarihi : 02.10.2008 22:34

Kanadalı bilim adamlarından karbon emen cihaz


Montajının ve kullanımının kolaylığının yanı sıra, pahalı olmayacağı belirtilen cihazın, sera gazları sorununa büyük oranda çözüm sağlayacağına dikkat çekiliyor.

Calgary Üniversitesi’nde iklim değişikliği uzmanı olarak görev yapan Prof. Keith, “Özellikle imalat sanayinde bugüne dek CO2 gazlarının yayılmasını önleyen teknolojilerin kullanımı, pahalı olmaları nedeniyle çok yavaş ilerledi. Artık bu sistemle CO2 üreten her araç ve uçağı kontrol etmek mümkün olabilecek” dedi.

İcadın, bugüne dek bilinen CO2 yakalama sisteminden farklı olarak “hava yakalama ve CO2 depolama (air capture and CO2 storage)” aslına dayandığını anlatan Keith, “Bu sistem, özellikle uçaklarda ve ulaşım sektöründe yeni buluşların da önünü açacak” dedi.

Prototip sistemle, 1 yılda 20 ton CO2 depoladıklarını açıklayan Keith, “Daha önce soruna çözüm için nükleer veya rüzgar enerjisi önerilirdi. Şimdi bunlara ek olarak yeni sistemi sunuyoruz” diye konuştu.


ntvmsnbc.com

 

Sivil Hayatta Gece Görüş Gözlüğü

Savaş oyunlarının kahramanlarının kullandığını görmeye alıştığımız ve askeri amaçla kullanılan bu teknolojinin evlerimize kadar gireceğini kim düşünebilirdi? İlk olarak gece yarısı uyanmalarında işe yarayacak olan gece görüş gözlüğü her ne kadar lüks bir kullanım aracı gibi gözükse de evlerimizde güvenlik amacıyla da kullanılabilir. Gece dışarı çıkıldığında da gayet kullanışlı olabilecek bu alet yaklaşık 15 metre görüş kapasitesine sahip olup karanlık ortamları gündüz seçiciliğiyle görmemizi sağlıyor.

 

 

Güneş enerjili bisiklet üretildi       Parlak sarı renkteki 'Cycle Sol' normal pedallı bisiklet gibi dizayn edildi fakat üzerindeki güneş ışığı paneli ile diğer bisikletlerden ayrılıyor.
Güneş ışınlarını çeken panel, arka tekerleğe saklanmış pilleri şarj ediyor.

Bisikletin hızını saatt 15 mile kadar çıkaran bu özellikle, çevreci bir tasarım hayata geçirilirken, ulaşımda da alternatif bir çözüm geliştirilmiş oldu.

Londra'daki Z & Co Design'ın tasarımcılarından Miroslay Miljevic tarafından geliştirilen güneş enerjili bisiklet, güneş olmayan günlerde de elektrikle şarj edilebiliyor.

Tasarımcı Miljeviç, şimdi bir üreticinin Cycle Sol'u hayata geçirmesini bekliyor.
 

internethaber

 

Yapay zeka

           Bilgisayarlar çok yakında kelimelerin ne anlama geldiğini bilecek... Bir Amerikan firması, bilgisayarlar için ortalama bir Amerikalı üniversite öğrencisinin sahip olduğundan 10 kat daha zengin kelime haznesine sahip "anlam kartı" üretti. Bilgisayar, bu "semantik" kart sayesinde kelimelerin anlamını "öğrenecek." Hazırlanması 30 yıl süren kartın hedeflerinden biri de "yapay zeka" unsurları oluşturmak."Anlam kartı" üreten şirketin yetkilisi Scott Jarus, AFP muhabirine, "Bilgisayara İngiliz dilinin bütün kelime ve cümlelerini sanal olarak öğrettik" dedi ve yazılım uzmanlarının, kelimelerin metin içindeki anlamlarını insan beyni gibi çalışarak "anlayabilen" programlar yazabileceklerini belirtti.
Jarus, "bu kartı hazırlamanın 30 yıl aldığını" söyledi ve kartın, "semantik web" olarak da adlandırılan "web 3.0"'a yönelik olduğunu kaydetti.

Üçüncü nesil internet ağı olacağı söylenen müstakbel "Web 3.0", işletim sistemleri ve destekten bağımsız olarak internet ağına ulaşabilme imkanı sunacak teknolojiler bütünü olarak düşünülüyor.
Devasa boyutlarda bir veri tabanına dönüşecek "Web 3.0", yüksek hıza sahip internet sayesinde "sezgi sahibi yapay zeka" uygulamalarından yararlanacak. "Semantik" teknolojisi, internet kullanıcısını, anahtar kelimelerle arama yapma yerine doğrudan araştırdığı konuya yönlendirecek. Sözgelimi "kuşlar ve hüzün şarkılarını" internette araştırmak isteyen biri, şarkılardaki hüzünle değişik kuş türleri arasındaki bağı görebilecek.

"Web 3.0"ın hedeflerinden biri de, yapay zeka "unsurları" oluşturmak. Bu unsurlar, internetteki bilgi dağlarını araştırıp istenen bilgileri kullanıcının önüne serecek.

Cumhuriyet portal

 

Ozon tabakasındaki delik küçülmeyecek

Ozon tabakasındaki deliğin 10-20 yıldan önce küçülmeyeceği bildirildi.Dünya Meteoroloji Örgütü, 1980’li yıllarda beliren Antarktika üzerindeki deliğin, 25 yıldan önce küçülmeyeceğini, “eğer her şey yolunda giderse” 2075’e doğru kaybolabileceğini açıkladı.
Örgüt, 16 Eylül Dünya Ozon Günü’ne birkaç gün kala yaptığı açıklamada, durumun ciddiyetinin 10-20 yıl daha devam edeceğini, bu tablonunsa ozon tabakasıyla ilgili 1987 tarihli Montreal Protokolü’ne uyulması koşuluna bağlı olduğunu bildirdi.

Örgüt yetkilisi Geir Braathen, “Deliğin yok olması ve 1980 öncesindeki duruma dönülebilmesi için onlarca yıl gerekli. Bunun 2075’de mümkün olabileceğini tahmin ediyoruz” dedi.

Bugüne dek ozon tabakasıyla ilgili alınan kararlara rağmen sonuçların, zehirli gazların stratosferde ayrışımının yavaş olması nedeniyle çabucak hissedilemediğini söyleyen Braathen, bu gaz yoğunluğunun yılda yüzde 1’lik bir hızla azaldığına dikkati çekti.

16 Eylül 1987’de ozon tabakasını korumayı içeren BM Montreal Protokolü imzalanmıştı. Protokolün imzalanmasının 20. yılında düzenlenen konferanstaysa taraf ülkeler ozon tabakasına zarar veren tüm kimyevi gazların yasaklanmasını içeren tarihi bir anlaşmaya varmıştı.

Anlaşmaya göre, gelişmiş ülkelerin 2030, gelişmekte olan ülkelerin ise 2040 yılına kadar, ozon tabakasına zarar veren hidrofloroklorokarbonların (HCFC)(buz dolapları, klima cihazları ve spreylerde bulunan gazlar) tümünü yasaklaması gerekiyor.
ntvmsnbc.com

 

 
 
 
 
 



Profiller...
ULUTEK bünyesindeki aktif başvuru profilleri



Öğretim Üyelerine...


  • Öğretim elemanları, Teknokent içinde kendi şirketlerini kurabilir.
  • Öğretim elemanları, Teknokent içinde faaliyet gösteren şirketlerde yönetici ve ortak olabilir.
  • Öğretim elemanlarının Teknokent bünyesindeki AR-GE çalışmalarından elde ettiği gelirler Üniversite Döner Sermayeyesine ödenmez, doğrudan öğretim üyesine gelir vergisi kesintisi yapılmadan ödenir.
  • Öğretim üyeleri Sebatical (Her altı yılda bir kez bir yıllık 7. yıl ücretli izni) teknokentte geçirilebilir.
  • Öğretim elemanları Teknokentteki AR-GE şirketlerinde 2547 sayılı yasanın 38, 39. maddelerine göre part-time ve full-time görev alabilir.
  • Teknokent’te sürekli olarak istihdam edilecek kamu personeline kurumlarınca aylıksız izin verilir ve kadroları ile ilişkileri devam eder. Bunlardan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi personelin burada geçirdikleri süreler için emeklilik hakları 5434 sayılı Kanunun 31 inci maddesi hükümlerine uyulmak kaydıyla saklı kalır. 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 36 ncı maddesinin bu maddede yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri uygulanmaz.



Ana Sayfa | Genel Bilgi | Başvuru | Profiller | İletişim  
Copyright 2008, ULUTEK TEknoloji A.Ş.. Read Privacy Polity Terms and conditions

Tasarım KUL Elektronik Teknolojileri